2.2.10

Ceza ve mola

Daha önceki yazıda ödülden söz etmiştim..Şimdi de sırada ceza var..O yazıda söylediğim gibi benim kişisel fikrim cezadan yana değil.. Ödülün istenmeyen davranışı daha çabuk ortadan kaldırdığına inanıyorum ben..Yani 5 yıllık annelik geçmişimde de molaya yada cezaya pek başvurmadım..Çok kitap harfleriyle anlatmıycam, biraz benden biraz önümdeki kitaptan olsun bu aktarımlar…
Ceza, kulağa bile hoş gelmeyen bir kelime aslında.Hem ceza uygun olmayan davranışı her ne kadar azaltsa da, uygun davranış için ipucu oluşturmadığından çok fazla tercih edilmemeli diye düşünüyorum... Gerekli olduğu durumlarda verilmeli bana göre ve ceza tutarlı ve yapıcı olmalı..Maddelersek daha derli toplu olur belki..Hadi bakalım..
1- Ceza çocuğun yaşına uygun olmalı
2- Cezayla çocuğun zorunlu ihtiyaçları kısıtlanmamlı
3- Ceza yapılan suçla orantılı olmalı, mesela elindeki taşları halın üzerine atan çocuğa taşların toplatılması şeklinde..
4- Her olumsuz davranış için cezaya başvurulmamalı..Bu defa çocuk ilgi çekmek için ceza almak istiycek ve olumsuz davranışı daha çok arttırıcak..
5- Uygulanılmıycak cezalarla tehdit edilmesi de doğru değil.. melela hafta sonu parka gidilecekse ve çocuk davranışından ötürü parka götürülmemekle tehdit ediliyorsa ve çocuk istenmeyen davranışı yaptığı halde parka götürülüyorsa tehditin hiçbir etkisi olmaz.
6- Zaten yapmak zorunda olduğu görevler ceza olarak verilmemeli
7- Ceza istenmeyen davnış ortaya çıktığında verilmeli.Ertelenirse yapıcılığını yitirir.
8- Ceza asla aşağılayıcı olmamalı
9- Korkutucu ceza verilmemeli, odaya kapatmak oldukça tehlikeli bir ceza
10- Çocuğa küsme cezası verilmemeli
11- Cezanın nedeni ve yapılan hata açıklanmalı. Yani çocuk neden ceza aldığını bilmeli.
12- Cezaya rağmen davranış devam ediliyorsa cezayı uygulamanın anlamı yok.

Ceza yöntemleri oldukça fazla.. Benim benimsediklerimden biri etkin aldırmazlık.. Yani çocuğun dikkat çekmek için yaptığı bir davranışı umursamamak. Kitap da der ki, çocuk anne babanın uygun görmediği bir istekte bulunduğunda önce “ hayır “ denmeli. Isarar ediliyorsa , sanki çocuk yokmuş gibi yapılmalı. İlk zamanlarda ağlama nöbeti uzun sürse de , daha sonraları çocuk bu olumsuz davranışı yapmaktan kurtulur.

Etkili olan diğer bir yöntem de mola. Aslında bu bir ceza yöntemi de değil. Molada asıl amaç çocuğa düşünmesi için zaman tanımak ve davranışını değiştirmeye hazır olduğunda yeniden ona şans vermek. Mola yerine de dikkat etmek gerekiyor. Oda karanlık ve korkutucu olmamalı. Mola süresi kurulu bir saatle de ölçülebiliyormuş. Mola süresi de çok önemli, her yaşı için 1 dakikanın yeterli olduğunu söylüyor uzmanlar. Altı yaşında bir çocuk için süre 6 dakikadan fazla olmamalı..Mola süresinin bitiminden sonra hiçbirşekilde mola ile ilgili bir şey konuşulmamalı.

Tomas Gordon şöyle söylemiş: İnsanlar alınmasında katkısı olan kararları uygulamaya, kendilerine zorla kabul ettirilen kararları uygulamaktan daha istekli olurlar.

İşte benim anlatmak istediğim de tam olarak bu aslında. Yani çocuğunda bir birey olduğunu unutmamak gerekiyor. Cezayı bile uygularken onun fikrinin alınmasından yanayım ben. Son olarak benim geçen gün uyguladığım bir yöntemi iliştiriyim şuracığa..

Emre eve girdiğinde ayakkabılarını çıkardıktan sonra dolaba koymayı öğrenemedi bir türlü. Ben de dolaptaki ayakkabılarının yanına bir not yazdım.
“Lütfen beni kullandıktan sonra tekrar yerime bırak..Teşekkürler. Ayakkabıların “ şeklinde…
Sonuç ne mi oldu, tabi ki cezadan yada defalarca söylemekten daha etkili oldu bu yöntem. Ayakkabılar artık hep dolabın içinde ..

Ben yine bir kahve molası veriyorum şimdi..Kendimi ödüllendirip dönüyorum yine işlerimin başına :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İzleyiciler