2.2.10

Sevgi mönüsü

Prof. Dr Belma Tugrul okul öncesi eğitimde benim çok sevdiğim bir isim. Cuma günü gittiğim anasınıfındaki öğrencilere ( aslında ailelerine) onun yazdığı sevgi mönülerini çoğaltıp götürüyorum. Bu mönülerden biri aşağıdaki.

Herbiri için sayfalarca yazmak isterim ben de aslında. Ama kısa yoldan onun söylediklerine bakmak istermisiniz...

Çocuklar istenmeyen davranış özellikleriyle doğmazlar.Her türlü davranışın temelinde bir öğrenme yaşantısı vardır. Çocuklar huzurlu, sakin ve anlayışın hakim olduğu ortamda büyürlerse kendilerine ve çevrelerine mutluluk vermeyi öğrenirler.Çatışmalar içinde büyürlerse saldırganlığı öğrenirler.Çocuğunuza verebileceğiniz en değerli hediye güvenli ve sevgi dolu bir ortamdır. Çocuğunuza huzur, anlayış ve sevgi dolu bir ev döşeyin.

Çocuklar hep çocuklarımız olarak kalacaktır, biz de onların ebeveynleri. Ancak hem çocuğumuzun hem de bizim değişmememizin kaçınılmazlığını düşünerek ilişkimizi yenilemememiz ve beklentilerimizi zamana gelişime göre ayarlamamamız gerekir. Çocuğunuzdaki değişimleri dikkatle izleyin. Bütün değişimle, probleme işaret değildir. Tam tersi bazı değişimler gelişimi işaret eder.

Çocuğunuzla geçirdiğiniz her an mutlu olaylar yaşamayabilirsiniz. Her şeyin yolunda gitmesi için çaba sarf etsek de bu olası değildir. Kendinizi ve çocuğunuzu yolunda gitmeyen şeylerin varlığına hazırlayın ve baş etme yolarınızı zenginleştirin.

Her zaman okuduğunuz kitap türlerinden başka bir tür kitap okumayı deneyin. Bakış açınız genişleyecektir. Aynı şekilde çocuğunuza da başka tür kitaplar alın ve okuyun.

Zaman zaman bir şey yapmadan sadece “izlemesini” isteyin. Gözlem yapmak sanıldığı gibi pasif bir iş değildir. Aktif bir eylemdir.

Çocuğunuzla beraber bazı sebzeleri, meyveleri kurutmak üzere ipe dizin. Belli aralıklarla sebzeleri kontrol etmesini ve değişimi gözlemlemesini isteyin.

Birileri kızınızın yada oğlunuzun size ne kadar çok benzediğini söylerse hatta sizin çocukluğunuzu bilen bir aile büyüğünüz “tıpkı babasının çocukluğu” derse bundan büyük mutluluk var mı?
Çocuğumuzun fiziksel olarak bize benzemesi gurur verici olabilir.Ancak çocuğunuzun davranışlarıyla, ilgileriyle, duygularıyla sizin küçük bir kopyanız olması gurur verici bir gelişim değildir.

Çocuğunuzun bireyselliğine önem verin ve özgün olması için fırsatlar yaratın. Sizden farklı düşündüğünde ya da farklı davrandığında “ bu harika bir fikir hiç aklıma gelmemişti” v.b. diyerek farklılığıyla gurur duymasını sağlayın.

Çocuklar matematikle okuldan önce karşılaşırlar. Çocuğunuza bire bir eşleştirme yapabileceği fırsatlar yaratın.Her tabağa bir bisküvi, her bardağa bir kaşık, masadaki her bir kişiye bir peçete gibi. Birebir eşleme yapma ileri matematik işlemlerinin temelidir.

Çocuğunuzun her türlü olumlu davranışlarını fark edin. Ancak sadece fark etmeniz yetmez bunu ona mutlaka söyleyin. ‘Oyuncaklarını topladığını görüyorum bu harika’!Çocuğunuza her zaman ona güvendiğinizi hissettirin. Beceremesin, yapamasın, düşersin, dökersin gibi olumsuz beklentilerinizi dile getirmeyin. Yapabileceği şeyler için cesaret Verin. Yapamayacağını düşündüğünüz şeyler için başlangıçta mutlaka yardım edin. Yavaş yavaş yardımı azaltın. Gerekmedikçe yardım etmeyin, gerekli olduğunda ise mutlaka yanında olun

Bazen kitabınız gazetenizi yüksek sesle okuyun. Okuma eylemine dikkat çekmiş olursunuz. Ailece bir kitap okuma saatiniz olsun.

Sorumluluk sahibi çocuklar ancak sorumluluk alarak yetişler. Sorumluluk verilmeyen çocuklar kendi sınırlarını öğrenemezler. Ne yapıp ne yapmayacağını ayırt edemezler. Dolayısıyla kendilerini göstermek için sağlıksız yollar seçebilirler. Kendilerini göstermenin mutlaka bir yolunu bulurlar. Ama bu yol her zaman onaylanan bir yol olmayabilir.

Çocuğunuza bir malzemenin gerçek kullanımı dışında başka kullanımların dikkatini çekin.Bu yaratıcı düşünceyi geliştireceği gibi ,geri dönüşüm fikrine de temel oluşturur.

Çocuğunuzun inatçılığını, ısrarcılığını problem olarak algılamayın. Bunun kişiliğinin gelişme sürecindeki kendi olma mücadelesinin doğal ve sağlıklı bir sonucu olduğunu düşünün. Bu nedenle zorla bir şey yaptırma konusunda ısrarcı olmayın. Bir çözüme odaklanıp kalmayın her zaman bir problemin çözümünde birçok seçeneğiniz olduğunu unutmayın.


Çocuğunuzun her zaman uslu, akıllı, kibar, saygılı, paylaşan, kurallara itaat eden bir çocuk olmasını beklemeyin. Çocuk olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Hatasız olmasını beklemeniz sizin ciddi bir hatanız olacaktır.

Yolda yan yana yürürken aynı anda aynı ayağınızı atarak yürümeyi teklif edin. Bu hem dikkati hem de koordinasyonu gerektiren eğlenceli bir çocuk-ebeveyn oyunudur. Arada sırada adımlarınızı değiştirin ve oyunu heyecanlandırın. Daha sonra çocuğunuzun liderliğinde siz onun adımlarını takip edin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İzleyiciler