2.2.10

Duvarlar ve akıl

Ben duvarları sevmiyorum. Sanki örülen duvarlar ruhumu karartıyor. Hafta sonu evimiz minik bir operasyon geçirdi. Mufak ve salon arasındaki duvar yıkıldı, şimdi mutfak ve salon içiçe, aralarında duvar yok, onlar özgür, ben rahat. Nasıl ferahladım şimdi. İki gündür yorgunluktan ellerim tutmuyor sanki ama ruhuma iyi geldi bu değişiklik...

Bu arada çocuklardan hergün bişeyler öğrenmek mümkün. Ben de bu gün öğrendim ki eğer elinizde istediğiniz şey yoksa, hayal gücünüzü çalıştırarak alternatifini koyabilirsiniz yerine. Mesela oyuncak arabanız kaybolduysa gemi araba olabililir kısa bir süreliğine. Ya da r harfini bulamıyorsunuz oyun haflerinizin içinde "j "yi ters çevirdiniz mi alın size "r" harfi... Hayat bu kadar kolay belki de ve ben bunu bugün oğlumdan öğrendim.

Duvarlar kırılırken zemine yaydığım eski gazetelerden birinde okudum. Bir akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri soruyor“Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl belirliyorsunuz?”Doktor“Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç şey veriyoruz. Bir kaşık, bir fincan, ve bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz. Siz ne yapardınız?”Adam:“ Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü kova kaşık ve fincandan büyük." diyor.“Hayır”, diyor doktor. “Normal bir insan küvetin tıpasını çeker.”
Ve yazının altında minik bir not :"Akıl sadece bize sunulanlar dışında çözüm bulmaktır. "

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İzleyiciler