2.2.10

Çocuk ve resim

Çocuğun kendisini ifade etmesinde resmin önemi büyük. Resim ile çocuk içsel durumunu yansıtır. Bunun yanı sıra diğer çocuklar ve yetişkinlerle ilişkilerini, sorunlarını ve bu sorunları çözüş biçimlerini yansıtır. Resimler aynı zamanda çocukların gelişimlerinin ve becerilerinin genel bir göstergesidir.
Belirli bir kas olgunluğuna eriştikten sonra her çocuk kâğıt üzerine bir takım çizgiler, şekiller çizmeye başlar. Bu etkili aracı ve dili kullanabilmek için, çocuğun gelişim özelliklerinin farkında olmak gerekiyor öncelikle. Ben elimdeki kaynaklardan derlediğim bilgileri aktarmak istiyorum. Çocuğumuzu daha yakından tanımak için..
Bence en önemli şey her çocuğun bireysel farklılığı olduğunu unutmamak. Çocuğumuzu başka çocuklarla kıyaslamamak en doğru ilk adım derim ben..

Şimdi yaşlara göre evrelere bakalım mı..

Karalama Dönemi (2–4 yaş)
İlk resimler kâğıt üzerinde gelişigüzel çizgiler şeklindedir. Çocuğun bu ilk karalamaları herhangi bir şeyi temsil etmez. Resimler daha çok oyun amaçlıdır. Genel olarak araştırmacılar bu görüşte birleşiyorlar. Çocuk bu eylemi istemli olarak tekrarlar ve zamanla şekiller farklılaşmaya başlar. Zamanla yetişkinler tarafından tanınabilecek çizgilere dönüşür.
Bazı anneler ve babalar karalama aşamasında çocuklarına yardımcı olmaya, şekillerin nasıl çizildiğini öğretmeye çalışırlar. Yanlış bir tutumdur ve duygusal kırıklığa neden olur. Çünkü karalama faaliyeti kendi başına çocuğa haz veren bir uğraştır. Annenin ve babanın yaklaşımı çok önemlidir, özellikle de çocuğuna ilgi göstermesi çok yararlıdır. Çocuğa çizme olanağı hazırlama ve malzemeyi kullanmaya cesaretlendirme şeklinde yardımlar kabul edilebilir yönlendirmelerdir.

Çocuklar için çizim yapmak yazı yazmak gibi bişey aslında. Çocukların karalama yaptığı bu ilk dönemde hareketlerine ilişkin konuşulabilir. Ancak çocuklar iş başındayken çizimlerine ilişkin tahminde bulunmak ve karışmamak en iyisi. " Yaptığın ne güzel" " Bu daireler ne hoş görnüyor " gibi cesaretlendirici konuşmalar, dil gelişimini de destekler.

Çocuklar yaptıkları karalamaları isimlendirmeye çalıştıklarında farklı sorular sorulabilir. Örneğin bu benim annem diyorsa, senin annen uzun mu, yada o seni kucağına alıyor mu gibi sorular sorulabilir. Çocuk yaptığı karalamaya ilişkin " ben yürüyorum " diyorsa örneğin, " nereye yürüyorsun " gibi sorularla çocuk cesaretlendirilebilir. Bu tür konuşmalar aynı zamanda " senin konuştuğun ve yaptığın herşeye değer veriyorum " mesajını da taşır.

Bu evrede çocukların yaptıkları yüzeyi oluşturan malzemenin mümkün olduğunca büyük boyutta olması gerekir. Büyük boyutlu yüzeyler, rahat hareket etmesini sağladığı gibi, daha özgür çalışmalarını da destekler.

Şema Öncesi Dönem (4–7 yaş)
Üç yaş çocuğu tipik yuvarlak kafa çizebilir. Genelde dört yaşlarında çocuklar tanınabilecek biçimler çizmeye başlarlar. Dört yaş çocuğu kolları ve bacakları olan çöp adam çizebilir. Ancak beş yaşında insanlar, ağaçlar, evler tanınmaya başlanır, belirgin hale gelir. Çocuk altı yaşına geldiğinde yaptığı resimlerde artık yavaş yavaş konu da vardır. 5–6 yaşlarında en sevilen konu insan figürüdür. İlerleyen her yaşla boyun, parmaklar, gözbebekleri gibi özellikler çizilebilir.
Bu dönemde çocuklar yaptıkları resimleri göstermek ve anlatmak isterler. Özellikle önem verdikleri şeyleri vurgularlar. Anneler, babalar ve öğretmenler bu aşamada çocukların resimlerinden çok şey öğrenebilirler.
5 yaş civarında çocuklar resimlerini amaçlı yaparlar; resim çizmeden önce neyin resmini yapacaklarını bilirler. Çocukların şema öncesi dönemde yaptıkları resimlerde saydamlık da vardır. Örneğin ev çizimlerinde evin içindeki eşyalarında çiziliyor olması, ev çizimlerinde evin içindeki eşyalarında çiziliyor olması, hamile olan annenin karnındaki çocuğu da çizmesi gibi. Bu tür resimlerde özellikle bellidir ki çocuk gözlerden saklı olan içeriği göstermek istemektedir.
Dört beş yaşlarındaki çocuklar genelde renk ayrımı yapmadan resmi boyarlar. Bu yaşlarda ana ve ara renkleri öğrenebilirler. Mutlu resimlerde genelde sarı renk, üzüntülü resimlerde genelde kahverengi renk daha ağırlıktadır. Unutulmamalıdır ki çocuk hangi rengi seviyorsa, resimlerde ağırlık o renge doğrudur.
Gözlemlerime dayanarak uzmanların yaptıkları açıklamalara göre: Resimlerde ağırlık kırmızı renkse iddiacılığı ve saldırganlığı temsil ediyor olabilir. Pembe, sarı, turuncu gibi sıcak renkleri seçen çocuklar sevecen, uyumlu, işbirlikçi olabilirken siyah, mavi, yeşil, kahverengi gibi soğuk renkleri seçen çocuklar, baskıcı aile ortamında yetişen, iddiacı, çekingen, güçlükle kontrol edilen, uyumsuz, gerçek duygularını bastıran çocukları temsil edebilmekte.

Şematik Dönem (7-9 yaş)
Bu dönemde artık çocuklar, yaptıkları pek çok denemeden sonra insanlar ve çevre hakkında kendilerine özgü bir görüş açısına sahip olurlar. Bu görüş açısı da resimlerine belirli şemalar şeklinde yansır. Bunlar denemeler sonucunda ulaştığı, sürekli tekrarladığı şemalardır. Bazı çocukların şemaları zengin kavramları içerirken bazılarınınki çok zayıf bir sembol olabilir. Bu farklılıkların sebepleri pek çok nedene bağlanabilmekle birlikte, çocuğun kişiliğiyle ve aktif bilgisi ile ilişkilendirilebilmektedir.
Resimler daha belirgin ve ayrıntılıdır. İlk bakışta resmin ne olduğu kolaylıkla anlaşılabilir. Resimler daha gerçekçidir. Resimde mekansal ilişki vardır. Çocuklar yer çizgisi kullanırlar. Yer çizgisi çocuğun kendisi ve çevresiyle olan ilişkinin boyutunu temsil eder. Bu dönemde kuşbakışı resim çizimleri ağırlıktadır.
Bu dönemde de çocuğun resimlerine eleştirici, düzeltici bir yaklaşımda bulunmak yerine çocuğun gelişim düzeyi göz önüne alınarak destekleyici bir tutum sergilemelidir.

Çocuğun Psikolojik Özelliklerini Yansıtan Resimler
Piaget; “resim yapmak çocuk için simgesel bir oyundur. Çocuğun bu oyunda ortaya koyduğu şey onun duygusal ve zihinsel hayatıyla ilgili imgelerdir. Sevinçleri, üzüntüleri, istekleri, çelişkileriyle bir iç dünyaları vardır” der.
Çocuk için resim, küçük yaşlarda sözcüklerinden daha güçlü bir anlatım biçimidir ve resimlerinde onun iç dünyasını, sevgilerini, nefretlerini, mutluluklarını ve korkularını anlayabilmek, zeka seviyesini ve gözlem gücünü görmek mümkün olmaktadır. Sözlü iletişim kurmakta güçlük çeken çocukları tanımada da önemli bir teşhis aracı olmasını sağlamaktadır. Çocuk; dünyayı kendi algıladığı biçimde görür ve bunları ifade etmeye çalışır. Yani çocuk, resim yoluyla dünyayı bize kendi açısından ve en kestirme yoldan özentisiz ve yalın bir yolla verir.

Çocuk resimlerini yorumlarken, dikkat etmemiz gereken bazı önemli noktalar var. Tek resimden yola çıkarak yapacağımız bir değerlendirme bize hatalı sonuç verebilir. Çocuğun diğer resimlerine de dikkat etmeli ve toplu bir değerlendirme yapılmalıdır. Resim değerlendirmesine başlamadan önce çocuğun genel tutum ve davranışlarını, içinde yaşadığı psikolojik sosyo-kültürel ve ekonomik durumunu, arkadaşlarıyla kardeşleriyle ilişkilerini, okul ve aile içi ilişkilerini çocuğun yaşını, cinsiyetini, ailede kaçıncı çocuk olduğunu varsa uyum ve davranış sorununun türünü, ailesinin genel özelliklerini, okul başarısını, çocuk hakkındaki genel izlenim, görünümü vb. önemli özellikleri de göz önünde bulundurmak gerek.
Zihinsel yetersizliği olan çocukların resimlerinde belirgin herhangi bir konu yoktur, plansızdır, çizimler cılız ve ilkeldir. Çoğunlukla kâğıda resim yerine çeşitli karalamalar yaparlar. Ayrıntılar bulunmaz. Ev çizdiğinde çatısı kapısı, bahçesi başka bir yere çizilir. Çocukta resimleri ters çizme sıklıkla karşılaşılıyorsa öğrenme güçlüğü çekebileceği düşünülebilir. Örneğin; ağaçların ters çizilmesi gibi.
Üstün yetenekli çocukların resimlerinde akranlarından üstün bir performans göstermeleri, farklı kavramlar arasında mantıklı ilişkiler kurabilmeleri, gelişmiş hayal gücü, çizilen figürlerin hareket halinde olabilmesi, renklerin genelde canlı olması ve kâğıdın tamamının kullanılması gibi özellikler dikkati çekmektedir.
Çocuk resminde aile bireyleri ağırlıklı olarak çiziyorsa, okul, öğrenci resmi çizmek istemiyorsa, ev ve evde mutlu çocuk resimleri çiziyorsa okul fobisi düşünülebilir.
Çizimlerin yarım olması, kâğıdın tam kullanılmaması, figürlerin çok küçük olması, bunun yanı sıra insan figürlerinde el ve ayakların çizilmemiş olması güvensizliği ve çevreye uyumda yaşanılan güçlüğü, iletişim eksikliğini, paylaşım azlığını, kendinden başka insanlarla birlikte olmamayı, bencilliği ifade etmektedir. Güvensiz çocuğun resimlerindeki çizgiler silik ve kesik kesiktir.
Hiperaktif çocukların resimlerinde taşkın ve çok renkli çizimler, çok büyük figürler görülür; gerilimli oldukları için genelde karalamayı tercih ederler ve resimleri hep yarım kalır.
Anne ve babaya aşırı yaklaşılması, zıt cinsel kimlikte çizimlerde yoğunlaşma, ev resimlerinde yatak odasının çizimi, etek giyen, çocuk emziren baba, ava giden, sakal bırakan anne figürlerinin çizilmiş olması bize cinsel kimlik karmaşası ile ilgili bazı ipuçları vermektedir.
Resimde aile üyelerinden birinin veya birkaçının eksikliği, aile fertlerini çizmeyi reddetme, ebeveyn figürlerinin olmaması parçalanmış aileyi, sevgi eksikliğini göstermekte; anne baba ve çocukların arasına nesnelerin yerleştirilmesi, aile bireylerinin arasına köprü, gökdelen evler, yol, ırmak, ağaç vs. çizilmesi, iletişim problemlerinin bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Anne babanın çok büyük çocuğun çok küçük veya anne babadan birinin büyük diğerinin küçük çizilmiş olması ailede baskıyı aile fertleri arasında problemin olduğunu, baskıcı ve otoriter tutumu, anne babanın çok abartılı çizimi onlara duyulan hayranlığı da temsil edebilir.
Çocukların anlatamadıkları duygularını, resimlerle ifade etmelerindeki etkenlerden en önemlisi ilgi isteğidir. Çocuğu anlamak için onunla arkadaş olunması ve bir bütün olarak çocuğun tanınması gerekmektedir. Olumlu iletişim çocuğun ruh sağlığı için çok önemlidir. Ve unutulmamalıdır ki, resim değerlendirilmesi projektif bir tekniktir. Yorumlar, yorumlayana göre değişkenlik gösterebilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İzleyiciler