2.2.10

Gelişim psikolojisi, Rogers, filmler, ben..

Vicdan azabı denen şey bu olmalı. Dün 5 tane peşinde olduğum filmi aldım hafta sonunda izlemek için. Ama izledim mi bir tanesini hayır. Çünkü gelişim psikolojisi bana göz kırpıyordu kitaplıktan, ona ihanet edersem sanki beni affetmiycekmiş gibi görünüyordu. Ben de ne yaptım gelişim psikoljisi çalıştım tabi. Peki şimdi ne yapıyorum çalıştıklarımı bir de buraya aktarıyorum.. Çünkü biliyorum artık ki, buraya yazdıklarımı çok iyi biliyorum.. Bu da garip ama gerçek işte...

Konumuz psikoseksüel gelişim dönemleri. Bu kuram Freud'a ait..
1- Oral dönem(0-18 ay)
Bu dönemde bebeğin dış dünyayla olan iletişimi ağız yoluyla oluyor. Çocuğa bu dönemde gösterilecek bakımın niteliği, onun yetişkinlik dönemindeki bağımlılık ve güven düzeyini belirliyor.Mesela bebeğin yeterince emzirilmemesi yada aşırı emzirilmesi, annesiyle dokunma iletişimin eksik olması, onun ileriki yaşlarda sigara alkol bağımlısı olmasına , aşırı yemek yemesine neden olabiliyor.
2- Anal dönem(1.5-3 yaş)
Kaslardaki olgunlaşma ve dışkılamanın kontrollü olarak yapıldığı,tutma bırakma davranışının oluştuğu dönem. Bu dönemde verilen tuvalet eğitiminin kalitesi bireyin kişiliğini önemli ölçüde etkiliyor. Tuvalet eğitimi iyi olanlar yaratıcı üretken ve aktif oluyor. İleriki yaşlarda görülen inatçılık, cimrilik, düzensizlik, uyum bu dönemin bakım koşullarına göre oluşuyor.
3-Fallik dönem(3-6 yaş)
Çocuk bu dönemde kendi cinsel organıyla ilgilenmeye başlıyor. Kaşı cins ebeveynine karşı cinsel bir yakınlık duyuyor, anne babaya karşı duyulan sevgi, düşmenlık ,kıskançlık kişiliğini etkiliyor. Bu dönemde yaşanan olumsuzluklar bireyin ileride aşırı kıskanç, cinsel yönden uyumsuz, aşırı geçimsiz olmasına neden olabiliyor.
4- Latans dönem(7-11 yaş)
Çocuğun cinsel meraklarının arttığı dönem. Bu dönemde çocuğun kendisini ifade etmesine izin verilmezse ileride obsesif bir karakter oluşabilir.
5-Genital dönem(12-18 yaş)
Bu dönem cinsel olgunluk dönemi.

Yukarıdaki tablodan benim payıma düşen de sigara bağımlılığı, yeme isteğimin sebebinin oral dönemde gizli kaldığı demek ki..

Neyse çok sevdiğim bir adam var bir de gelişim psikolojisinin içinde. C.Rogers ...İnsancıl öğrenme üzerine çalışmış, benlik kavramını geliştirmiş bir adam Rogers..Ben de bir cümlesinin altını çizmişim çok sevdiğimden..Der ki:
"Olumlu bir benlik bilinci geliştirebilmemiz için koşulsuz sevgi içinde yetişmemiz gerekir. Koşulsuz sevgi, birey ne yaparsa yapsın onun sevgi ve saygıya layık olduğunu kabul eden anlayışın ürünüdür."
Sonra başka altını çizdiklerim, yine onun söyledikleri..
"İnsan değerlidir, özünde iyidir."
"Benlik gelişiminde koşulsuz sevgi önemlidir."
"Bireyi sadece dıştan değil, içten de incelemek gereklidir"
"Birey kendini gerçekleştirme gizli gücüne sahiptir."

Koşulsuz sevgiye inananlardanım ben de , sevginin koşulsuz olmasından yanayım.. İşte bu yüzden bir teşekkür de borçluyum, koşulsuz bana ödül verenlere..
Zeynep, Adacım sonra, Ruhdağıcım, Mehtapcım...çok teşekkür ederim varlığınız için..
Ve benimde koşulsuz sevdiğim, sağ tarafta sevdiklerim dediğim herkese gönderiyorum bu ödülü.. I love your blog..
Bukadar vicdan rahatlığından sonra "potakalı soydum" diye sayışıp filmlerimden birini seçsem ve izlesem artık diyorum..
Bir alkışı da hakkettim diye düşünüyorum bugünkü uzuuunnn çalışma maratonum için :) Afferin bana...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İzleyiciler